CİNSEL SOĞUMA
Cinsel
sorunlarınıza çözüm bulamıyorsanız ve cinsel soğuma problemiyle karşı
kaşıya kaldıysanız, cinsel soğuma hakkında sahip olacağınız pek çok
bilgi bu makalede bulunmaktadır.
Modern toplumlarda insan
cinselliği üzerindeki baskılar sadece dar anlamda kısıtlayıcı yönde
değildir; görünüşte özgür bir cinselliğe karşı olmayan bazı tutum ve
davranışlar da doyurucu bir cinsel yaşamı engelleyebilir. Kadın ve
erkekleri cinsel ilişkilerinde değişmez rollere iten, kısıtlayıcı bir
cinsellik anlayışı, özellikle son yılların cinsel özgürleşmesiyle
birlikte etkisini göstermektedir. Cinsel tutukluğa yol açan etkenlerden
biri, reddedilme korkusudur. Bazı erkekler, eşleriyle birlikteyken
penislerinin hemen sertleşmeyeceğinden veya orgazmlarını
tutamayacaklarından endişelenirler. Bazıları da, eşlerine yeterince zevk
verecek cinsel “teknikleri” iyi bilmedikleri için tasalanırlar.
Kadınlar da cinsel ilişkide kötü bir “performans” gösterdiklerinden,
örneğin eşleri kadar çabuk orgazm olamadıkları için onları tatmin
edememekten çekinirler. Bazıları, fiziksel görünüşlerinin yeterince
çekici olmadığını, göğüslerinin çok küçük, bacaklarının fazla kısa
olduğunu düşüııürler. Kişinin kendini cinsel hazza bırakacağı yerde bu
türden bir gerilim içine girmesi, sürekli olarak kendini yargılaması,
cinsel arzuyu öldürür. Birbirini seven, birbirine önem veren ama çok
deneyli olmayan iki eşin ilk gecelerinden karışık, tatsız duygularla
ayrılmalarının nedeni de tamamen bu türden bir “performans” kaygısıdır.
Oysa doyurucu bir cinsellikte önemli olan, şu ya da bu tekniğin
uygulanması, vücudun şu ya da bu noktasının çekici olup olmaması değil,
iki eşin de kendilerini içlerinden gelen arzulara bırakabilmeleridir.
Son
otuz yılın cinsel özgürleşme hareketinin çelişik etkileri olmuştur. Bir
yandan utangaçlık gibi daha eski cinsel sınırlanmalar etkisini
azaltmış, ama bir yandan da cinselliğin standartlaşmasına,
kalıplaşmasına yol açmıştır. Yaşadığımız yarışmacı toplumlar, sevişmeyi
çok belirli cinsel birleşme tekniklerine indirgemekte ve bu teknikleri
en ustaca uygulayan kişileri de ideal dişi veya erkek ilan etmektedir.
“Bütün Kadınları Tatmin Etme Usülleri”, “Cinsel Teknik”gibi adlar
taşıyan yüzlerce yayın bu standartlaşmanın göstergesidir.
Bu
kalıplaşmanın cinsellik üzerindeki etkisi üç noktada toplanabilir:
birincisi, ilişkide erkek inisiyatifinin abartılmasıdır. Kendisinden hep
aktif bir rol beklenen, sevişmeyi başlatması ve baskın durumda olması
istenen bir erkek, hep aynı “performans” düzeyini tutturamadığını
görünce, kendi cinsel gücünden kuşkuya kapılabilir. Hele cinsellikle
ilgili bazı iç yasaklar ve sıkıntılar taşıyorsa, bu kuşku giderek
büsbütün cinsel ilişkiden soğuma haline gelebilir. Sonuçta cinsel
tepkilerini ya bütünüyle ya da kısmen yitirebilir: bilinen deyimiyle.
iktidarsızlaşabilir. İlişkide inisiyatifi ele almanın kadınca olmadığına
inandırılmış bir kadın da, sevişme sırasında kendisini fazlaca
sınırladığında aynı sorunla karşılaşır: bu yapay pasiflik onu öyle
doyumsuz bırakır ki, cinsel ilişkiden hiçbir tat almaz olur: soğuklaşır.
Modern
cinselliğin ikinci bir saplantısı; sevişmenin diğer biçim ve yönlerini
ihmal etme pahasına “çiftleşme”nin aşırı vurgulanmasıdır. Sadece erkek
ve kadın üreme organlarının birleşmesine indirgenmiş bir cinsellik
bedenin diğer erojen bölgelerinin duyarlığının yokolmasına yolaçabilir
ki, bu da cinsel hazzın sınırlanmasına ve doyum olanağının azalmasına
neden olur. Üçüncü olarak, modern cinsellikte orgazm, mutlak bir
zorunluluk olarak görülmektedir. Cinsel ilişkiye mutlaka orgazma ulaşma
düşüncesiyle yaklaşılması, sevişmeyi başlı başına bir amaç olmaktan
çıkarıp bir başka amaca ,orgazma erişmenin en kısa yolu haline
getirmektedir. Bu da sevişme ve cinsel haz süresini kısalttığı gibi,
erken boşalma gibi sorunlara da neden olmaktadır. Başka bir deyişle,
cinsellik bir “iş” haline gelmekte, kişisel başarı ya da başarısızlığın
ölçüleceği bir sınav alanına dönüşmektedir.
Cinsel ilişkinin
böyle standartlaştırılması, belirli reçetelere bağlanması, insanların
cinsel tepkilerinin zayıflamasına ve arzularının azalmasına neden
olmaktadır. Bu nedenle, cinsel terapistler, eşlerin sevişme sırasında
daha değişik yöntemler uygulamasını, orgazm olmak için kendilerini
zorlamamalarını ve hatta bir süre orgazmdan kaçınıp sadece aşk
oyunlarıyla yetinmelerini önermektedirler.
Etiketler: cinsel soğukluk,
cinsel,
soğuma,
cinsel soğuma,
,
Benzer Haberler